Tekne içerisindeki yapışkan sıvı üzerine, sanatçının yaptığı fırçalarla, kendisin özel hazırladığı boyaları bilinçli bir şekilde damlatarak, sıvı üzerinde resim yapma ve bunu bir obje (kağıt ,kumaş,cam vs.) üzerine aktarma sanatıdır.
Ebru köken olarak “ebr” sözcüğünden türetilen “ebr’i” kelimesinden gelmiştir ve “bulut gibi”, “bulutumsu” anlamına gelmektedir. Zamanla “ebr’i” kelimesi Türkçeleşerek “ebru” halini almıştır.
Bir başka rivayete göre ise Farsça “ab-rüy” kelimesinden geldiği söylenmektedir. Anlamı “yüz suyu”veya"
suyüzü"dur.
Klasik Ebru Çeşitleri
Battal Ebru, Gel-git Ebru, Şal Ebru, Bülbül Yuvası veya Çarkıfelek, Somaki Ebru, Kumlu-kılçıllı Ebru, Hatip Ebru, Yürekli Ebru, Çiçekli Ebru, Yazılı Ebru,tarzıkadim, Hafif Ebru’dur.
Ebru Tarihi
Ebru
sanatının ilk kez ne zaman ve nerede yapıldığı tam olarak
bilinememektedir. Tarihi ve kimin tarafından yapıldığı belli olmayan
bazı eserler vardır.
Bugün kayıtlardaki en eski ebru 1539-40 tarihli GUY-İ ÇEVGAN adlı
eserdir.Eserin her yaprağı ebruludur. Ancak, bir sanatın gelişmesi ve
kabul görmesi için yüzlerce yıl geçmesi gerektiğini ve kayıtlarda da
detaylı bir arama yapılmadığını düşünürsek bu sanatın çok daha eskilere
dayanan bir geçmişi olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bilinen en eski
ebruzen
Tertib-i Risâle-i Ebri’de adı geçen ve Şebek lakabı ile anılan bir
Ebruzen dir. ŞEBEK MEHMET EFENDİ.
Ayrıca, ebru kelimesinin Farsça'daki EBRİ kökünden geldiğini iddia
edenler olsa da, bu kelimenin kullanılmasından yıllar öncesinde,
Türkistan'da EBRE kelimesinin çok yakın anlamda kullanıldığı
bilinmektedir. Yani kelimenin Farsça'ya zamanın Türkçe'sinden geçmiş
olma olasılığı yüksektir. Osmanlı'nın son devirlerinde yaşamış olan
Üsküdarlı Şeyh Sadık Efendi, Ebru Sanatı'nın inceliklerini öğrenmek için
Buhara'ya gitmiştir. Bu da, Ebru Sanatı'nın Orta Asya kökenli olduğuna
dair güçlü bir kanıttır.
Ebru Sanatı'nın günümüze ulaşmasında, Üsküdarlı Şeyh Sadık'ın büyük payı
vardır. Onun devamında, Hezarfen Edhem Efendi, Necmeddin Okyay ve
Mustafa Düzgünman, bir yandan sanattaki geleneği korumuş, aynı zamanda
da ebru çeşitlerini tanzim ederek Ebru'yu güçlü bir sanat haline
getirmişlerdir.
Ebru Sanatı ile ilgili yazılmış ilk eser, Tertib-i Risale-i Ebri adını
taşır ve 1608 tarihlidir. Basitçe ebru yapımından ve ebru
sanatçılığından bahseder.
Osmanlı'da ise Şebek Mehmed Efendi'den sonraki en önemli Ebru Sanatçısı,
Hatip Ebrusu'na da adını veren İstanbullu Hatip Mehmed Efendi'dir.Aynı
zamanda hattat olan sanatçı, Ayasofya Camii'nde hatiplik yapmış ve 1773
yılında vefat etmiştir.